Karıncaların İzinde...
İnovasyon: Ekrem Soylu
Tarih: 27.05.2009

Sürdürülebilirlik gözde bir kavram. Şaşırtıcı ama firmaların hedeflerine koydukları sürdürülebilirlik (sustainablity) kavramının mevcut tanımı Prof. Braungart’ın düşüncesine göre sıkıcı!

Azaltma, minimize etme ve tasarruf. Ona göre her şeyi aynı şekilde yapmaya devam edip sadece eskisi kadar kötü sonuçlar elde etmemek, iyi bir şey yapmak anlamına gelmiyor.

Prof. Braungart’ın 30 milyar insan kadar enerji harcayan ancak hiç atık üretmeyen dünyadaki tüm karıncalar gibi bir sürdürülebilir sistem kurmak üzere hayatı yeniden icat etme hedefi (cradle-to-cradle) sanırım çıtayı yüksek tutması ile ilgili.

Kişisel düşüncem, çığır açan buluşlar ve bunları takip eden teknolojiler gelene kadar, klasik tanıma sıkıca sarılmanın gerekli olduğu yönünde. Küçük adımlarla ilerlemek, daha azaltmak, minimize etmek ve daha tasarruflu ürünler üretmek için yeni teknolojiler hedeflenmeli.

Artan nüfus ve hayat standardı göz önüne alındığında, dünya bizi üzerinden atmadan veya Kehanet filmindeki gibi, birileri bizi dünyadan silmeden devam edebilmenin tek yolu sürdürülebilirliğin sağlanması görünüyor. Klasik sürdürülebilirlik hedeflerine sıkıca bağlı kalmaya ve ürünleri bu yönde radikal biçimde değiştirmeye imkân veren yenilikçi teknolojilere fonlar ayırmaya devam edilmesi halinde, belki de uzun vadede gezegenimizi tüketip başka galaksilere yelken açmamıza gerek kalmaz.

Sürdürülebilirlikten bahsediyorken, ev aletleri alanında bu konuda yakın zamanda atılmış önemli bir adımı da paylaşmak istiyorum. Ev aletlerinin çevreye menfi etkisinin %90’ı çalıştırılmaları esnasında oluşuyor. Yani ev aletlerinin üretiminde kullanılan malzemeler ve diğer etkenler sadece %10’luk bir etkiye sahip. Dünyanın çeşitli yerlerindeki ikibinin üzerinde çalışanın oluşturduğu bir ağdan oluşan BSH ar-ge takımı, sürdürülebilirlik konusunda üzerine düşeni yapmak için büyük bir efor sarf ederek, ev aletlerinin çalışma esnasındaki tüketim değerlerini azaltmak için çalışıyor. Son büyük başarıları ise yük başına 1.9 kWh elektrik harcayan çamaşır kurutma makineleri. Standart bir hava tahrikli kurucuda bu değer tam tamına 4.1 kilo-watt saat. Yani çamaşır kurutma makinelerinde yarı yarıya elektrik tasarrufu sağlanmış. Bu başarı, geçenlerde Fransa’daki Avrupa’nın en büyük fuarı olan “Foire de Paris”in inovasyon podyumunda çevrecilik ödülüne layık görüldü.

Sürdürülebilirlik konusunda çıtamızı belirleyen karıncaların yolunda önemli bir adım. Prof. Braungart ile söyleşi ve BSH’nın yeni kurutucusunun geliştirilme öyküsünü merak ediyorsanız, Pictures of the Future dergisinin Bahar 2009 sayısı online yayınına (siemens.com/pof) bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Yorumlar
Toplam (0) yorum yapılmıştır.
Kahraman Mucit Devlere Karşı!
İnovasyon: Ekrem Soylu
Tarih: 26.02.2009

(Dikkat: Bu yazı Flash of Genius filmiyle ilgili spoiler içerir.)

100 yılı aşkın zamandır halâ aynı temel prensiple çalışan sileceklere sahip arabalar kullanıyor olmamız düşündürücü. Belki de nanoteknoloji ile imal edilecek hidrofobik bir cam kaplamaları ve ultrason gibi alternatif ileri teknolojileri içeren bir çözüm yakındır.

1997'de Robert Bosch'un Bursa fabrikasındayken iyice inceleme imkânı bulduğum; süpürge, silecek kolu, hareket iletim mekanizması ve bir tahrik motorundan oluşan ve ilk olarak 1903 yılında bir kadın mucit, Mary Anderson tarafından icat edilen silecek, zaman içerisinde gelişimini sürdürerek taşıtlar için vazgeçilmez bir temel parçayı oluşturdu.

Bir mühendis olan ve Wayne State üniversitesi makine mühendisliğinde öğretim görevlisi olarak çalışan Dr. Robert Kearns, 6 çocuğu ve eşiyle yaptığı gezintiler esnasında yağmurun şiddetini değiştirmesi durumunda, örneğin hafif çiseleyen bir yağmur için sabit ve sürekli silecek hızının fazla geldiğini, görüşü olumsuz etkilediğini farketti. Bu sorunu çözmek için 1963'te evinde yaptığı çalışmalar esnasında, basit ama etkili bir fasıla ayarlı (intermittent) silecek kontrol devresi geliştirdi.

Buluşunu 1963'te başvurduğu ve 1967'de belgeye bağlanan patent başvurularıyla koruma altına aldı. Bu esnada Ford gibi ünlü otomobil firmalarına bu teknolojiyi üretip satma teklifini götürdü. Kearns patentli buluşunun pazarlanmasında başarılı olamadığı gibi, bütün üreticiler Kearns'ın geliştirdiği teknolojiyi içeren fasılalı silecek sistemlerini kullanmaya başladı. Bu durum Kearns'ın bütün hayatını değiştirdi ve hayatını, eşinden ayrılmasıyla da sonuçlanacak, otomotiv devlerine açtığı patent davalarına adadı. 1978'de Ford'a, 1982'de Chrysler'e dava açtı. Mahkeme Ford'un Kearns'ın patentini kasıt olmaksızın ihlal ettiğine karar verdi. Ford temyize gidilmemesi ve davanın kapanması karşılığında Kearns'e 10.1 milyon dolar ödedi. Mahkeme diğer davada Chrysler'in de 18.7 milyon dolar ödemesine karar verdi. Ancak bu karar Kearns'ın hatalarının da etkisiyle temyizde bozuldu.

Konusunu Robert Kearns'ın adalet arayışından alan Flash of Genius filmini, yeni buluşlar yapma konusunda istekli olanlara tavsiye ederim. Onun hayatından, önemli dersler çıkarmak mümkün.

Filmi izlememden sonraki ilk önerim, buluşunuzu (patent başvurusu yapılmış olsa dahi) başkalarıyla paylaşmadan önce karşı tarafa, verilen bilgilerin içeriğinden de bahseden bir gizlilik anlaşması imzalatmanız olacak.

Kearns'ın 5 davasına bakan yargıç Avern Cohn, Kearns'ı "alıngan ve kararlı" olarak tanımlıyor "otomotiv endüstrisine yaptığı katkının eşsiz olduğunu takrir ettirdi" ve "şevki, hüküm verme kapasitesinin önünde" diyor. Kızı da evini mahkeme dosyalarıyla doldurduğunu, hayatının bu mücadeleden ibaret olduğunu söylüyor. Bu süreç eşinden de ayrılmasına neden olmuş.

Kearns patentten doğan haklarını mahkemede sonuna kadar aradı. Ancak bazen, hukuki sürecin uzunluğu ve maliyeti düşünüldüğünde mahkeme öncesi anlaşmak daha mâkul oluyor. Filmi mutlaka seyredin. Bence 30 milyon doları almalıydı!

Yorumlar
Toplam (1) yorum yapılmıştır.
Malzeme Bilimi
İnovasyon: Ekrem Soylu
Tarih: 17.11.2008

Malzeme bilimi, inovasyona katkı açısından özel bir yere sahip. İnsanlığı bugünkü hayat standardına ulaştırmak için yapılan buluşlar arasındaki sıçrama noktaları, hep malzemeler üzerine yapılan çalışmalarla doğmuş. Elektronik devreleri ve bilgisayar teknolojilerini doğuran yarıiletkenler, günlük hayatta kullandığımız neredeyse tüm malzemelerin içerisinde yer alan polimerler, enerji üretimi ve sağlık cihazlarının geliştirilmesinde kullanılan nükleer elementler gibi örnekler, hepimiz için muhteşem değişimler meydana getirdi. Bilim insanlarının LED teknolojisi gibi öncü buluşları, bu alanda yaptıkları araştırma ve geliştirme çalışmalarının ürünü olarak ortaya çıktı.

Malzeme bilimi araştırmaları, bir yönüyle hayatımızı kolaylaştırmanın yanı sıra, çevreye zarar vermeden ve daha az enerji tüketerek yaşayabilmeyi öngören “sürdürülebilirlik“ hedefine odaklanmış durumda. Bildiğimiz malzemelere yeni kullanım alanları bulunması için yapılacak çalışmalar, bu amaca hızlı ve ucuz ulaşımın doğru bir başlangıç noktası olacak.

(M+, M+2) O.Al2O3.9SiO2. nH2O formülü, malzeme biliminde kalın ders kitaplarındaki gösterimlerden biri olarak –ben de dâhil- ortalama bir ev aleti kullanıcısı için pek bir şey ifade etmez. Halbuki bu formül, Zeolit adlı ilginç bir minerali tarif ediyor. Zeolit, yeni kullanım alanları açısından büyük bir keşif potansiyeline sahip. Balıkesir ve Manisa'da büyük rezervleri bulunan Zeolit, bugüne kadar, buzlanmayı engellemek için asfalt içeriğinde ve endüstriyel atıkların temizlenmesi için büyük tesislerde kullanıldı. Mikro gözenekli yapıya sahip Zeolitin, ısıyı bünyesinde hapsetmek gibi çok ilgi çekici özellikleri bulunuyor.

Parlak bir fikir: Zeolit mineralini bulaşık makinesinde kullanmak!..

BSH, inovasyon çalışmaları kapsamında, bu ilginç minerale yepyeni bir fonksiyon kazandırdı. Bulaşık makinesinde bir yıkama çevriminde ortaya çıkan ısı enerjisi Zeolit tarafından saklanarak, bir sonraki çevrime aktarılıyor. Böylece enerjinin rejenerasyonu ile bulaşıklar daha az elektrik kullanılarak yıkanabiliyor.

Atomların muhteşem bir uyum içerisinde oluşturduğu kristal yapıları ve birbirleriyle etkileşimlerini araştırarak özelliklerini keşfeden bilimadamları ile bu keşifleri, daha az enerji tüketerek hayatımızı kolaylaştırmak için buluşlara dönüştüren mühendisler, inovasyon sürecinin temel taşlarını oluşturuyor. Biz kullanıcılara ise bu sürecin sonunda ortaya çıkan yeniliklerin keyfini sürmek kalıyor.

Yorumlar
Toplam (2) yorum yapılmıştır.
İşe Yarayan Buluşlar
İnovasyon: Ekrem Soylu
Tarih: 13.11.2008

Türk Dil Kurumu sözlüğünün “bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat:” olarak açıkladığı buluş kavramı, gelişmiş ülkelerde günlük hayatta, haberlerde, filmlerde sıklıkla bahsedilen bir eylem. Ülkemizde ise “başımıza icat çıkarma” tabiriyle yeni bir buluş yapmanın, statükoyu rahatsız eden yanının vurgulanıyor olması biraz ironik. Hâlbuki tüm dünya gibi bizim de modern dünyanın, nimetlerini büyük ölçüde buluş yapan mucitlere borçlu olduğumuzu dedelerimizin “Edison’a” okuduğu rahmetlere bakarak kabul ettiğimiz söylenebilir. Neyse ki son zamanlarda, “Teknoloji ve tasarım” gibi derslerle yeni yetişen nesillere merak aşılanarak, buluş, yenilik yapma hevesi takdir ediliyor ve mucitler ile ilgili genç beyinlerde olumlu bir iz bırakılıyor.

Bu yeni süreçte en büyük korkum, buluş yapmak için insanların zorlanması veya buluş yapmanın yanlış anlatılması. Buluş yapma hevesi dikkatli yönetilmesi gereken bir strateji ile doğru sonuçlandırılmalı. Zira zorlamalar trajikomik buluşlarla sonuçlanıyor. Ne yapılmaması gerektiğine en güzel örnek, espri ve mucitliğin en güzel karışımını bize sunan İrfan Sayar’a ait Porof. Zihni Sinir proceleri olsa gerek. Masamın tam karşısındaki panoda asılı birkaç örneği paylaşmak isterim. Üst ve altına ruj tutturulmuş diş fırçası. Bu muhteşem buluş ile dişlerinizi fırçalarken rujunuzu sürmüş oluyorsunuz. Bir diğeri soba bacasına takılı ek borular ve filtreler ile yapılmış. Soba dumanından çocuğunuza mürekkep ayrıca saçınızı kurutabildiğiniz sıcak hava sağlayan akıllara ziyan düzenek. Hafif bir tebessümle, nasıl çalıştığını çözmeye uğraştığımız, zaten gülmemiz için zekice tasarlanmış bu örneklerin ticari bir başarı sağlaması zor görünüyor.

Ticari olarak başarı sağlayacak, bir başka deyişle işe yarayan bir buluş, dünyayı yerinden oynatmak zorunda değildir. Hayatımızı kolaylaştıran detaylar, örneğin bir kola kutusunun açma halkası dünyada patent sahibine en çok para kazandıran buluş olarak biliniyor.

Burada mucit adaylarının dikkat etmesi gereken birinci husus, işe yarar bir buluş yaptıklarına, hayata geçirilebileceğine emin olmaları. Standartlar ve icatlar genelde çatışan iki kavram olsa da bir mucidin yeni buluşunu ürünler üzerinde görmek istemesi halinde, biraz o ürünlerle ilgili üretim standartlarına göz atmasında her zaman yarar var.

İkinci önemli husus ise mucidin yaptığı buluşu çok detaylı bir biçimde resimlendirebilmesi. Sadece bir cümlelik fikirden ibaret olan açıklamalar, “iyi bir fikir” bile olsa kimsenin dikkatini çekmiyor. İyi görselleştirilmiş, çiziminde yeterli ve bol yazı ile açıklanmış buluşlar, yeni fikirlere yatırım yapmak isteyen girişimcilerin iştahını kabartacaktır.

Bir başka husus, Dilbert’in bir karikatüründeki gibi, girişimcilerin kaşarlı bir tostun, son teknoloji bir güneş paneli olmadığını anlayacak kadar zeki olduklarını bilmeleridir. İşe yarayacağı veya çalışacağına sizin bile şüpheniz olan buluşlarınıza herkesin burun kıvıracağını bilmeniz gerekir.

Son önemli husus ise gizliliktir. Bir mucidin para kazanmasını sağlayan patent lisansıdır. Bir patent başvurusu yapacak bütçeye sahip değilse, mucit buluş bilgilerini paylaştığı kimselere paylaşmadan önce bir gizlilik taahhütnamesi imzalatmalıdır. Aksi takdirde kendi elleriyle buluşunu karşı tarafa hibe etmiş olması muhtemeldir.

İnsanlığa faydalı birbirinden yaratıcı buluşlara imza atmanız dileğimle.

Yorumlar
Toplam (1) yorum yapılmıştır.
En Son Eklenenler
Karıncaların İzinde... Kahraman Mucit Devlere Karşı! Performans Değerlendirme Kriterleri Pazarlama ve İletişim Alanındakilere 2009 Yılı Hedefi Ortak Bir PR Database Kullanmak Kriz Internet'e Iyi Geliyormuş Online Itibar Yönetiminiz Ne Durumda? Sosyal Medya Hayatımızı Değiştiriyor mu? Malzeme Bilimi Gelecekte Televizyon’un Yerini Web TV Alacak
En Çok Okunanlar
İşe Yarayan Buluşlar Gelecekte Televizyon’un Yerini Web TV Alacak Performans Değerlendirme Kriterleri Kriz Internet'e Iyi Geliyormuş Pazarlama ve İletişim Alanındakilere 2009 Yılı Hedefi Malzeme Bilimi Online Itibar Yönetiminiz Ne Durumda? Ortak Bir PR Database Kullanmak Kahraman Mucit Devlere Karşı! Sosyal Medya Hayatımızı Değiştiriyor mu?