Türk Dil Kurumu sözlüğünün “bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat:” olarak açıkladığı buluş kavramı, gelişmiş ülkelerde günlük hayatta, haberlerde, filmlerde sıklıkla bahsedilen bir eylem. Ülkemizde ise “başımıza icat çıkarma” tabiriyle yeni bir buluş yapmanın, statükoyu rahatsız eden yanının vurgulanıyor olması biraz ironik. Hâlbuki tüm dünya gibi bizim de modern dünyanın, nimetlerini büyük ölçüde buluş yapan mucitlere borçlu olduğumuzu dedelerimizin “Edison’a” okuduğu rahmetlere bakarak kabul ettiğimiz söylenebilir. Neyse ki son zamanlarda, “Teknoloji ve tasarım” gibi derslerle yeni yetişen nesillere merak aşılanarak, buluş, yenilik yapma hevesi takdir ediliyor ve mucitler ile ilgili genç beyinlerde olumlu bir iz bırakılıyor.
Bu yeni süreçte en büyük korkum, buluş yapmak için insanların zorlanması veya buluş yapmanın yanlış anlatılması. Buluş yapma hevesi dikkatli yönetilmesi gereken bir strateji ile doğru sonuçlandırılmalı. Zira zorlamalar trajikomik buluşlarla sonuçlanıyor. Ne yapılmaması gerektiğine en güzel örnek, espri ve mucitliğin en güzel karışımını bize sunan İrfan Sayar’a ait Porof. Zihni Sinir proceleri olsa gerek. Masamın tam karşısındaki panoda asılı birkaç örneği paylaşmak isterim. Üst ve altına ruj tutturulmuş diş fırçası. Bu muhteşem buluş ile dişlerinizi fırçalarken rujunuzu sürmüş oluyorsunuz. Bir diğeri soba bacasına takılı ek borular ve filtreler ile yapılmış. Soba dumanından çocuğunuza mürekkep ayrıca saçınızı kurutabildiğiniz sıcak hava sağlayan akıllara ziyan düzenek. Hafif bir tebessümle, nasıl çalıştığını çözmeye uğraştığımız, zaten gülmemiz için zekice tasarlanmış bu örneklerin ticari bir başarı sağlaması zor görünüyor.
Ticari olarak başarı sağlayacak, bir başka deyişle işe yarayan bir buluş, dünyayı yerinden oynatmak zorunda değildir. Hayatımızı kolaylaştıran detaylar, örneğin bir kola kutusunun açma halkası dünyada patent sahibine en çok para kazandıran buluş olarak biliniyor.
Burada mucit adaylarının dikkat etmesi gereken birinci husus, işe yarar bir buluş yaptıklarına, hayata geçirilebileceğine emin olmaları. Standartlar ve icatlar genelde çatışan iki kavram olsa da bir mucidin yeni buluşunu ürünler üzerinde görmek istemesi halinde, biraz o ürünlerle ilgili üretim standartlarına göz atmasında her zaman yarar var.
İkinci önemli husus ise mucidin yaptığı buluşu çok detaylı bir biçimde resimlendirebilmesi. Sadece bir cümlelik fikirden ibaret olan açıklamalar, “iyi bir fikir” bile olsa kimsenin dikkatini çekmiyor. İyi görselleştirilmiş, çiziminde yeterli ve bol yazı ile açıklanmış buluşlar, yeni fikirlere yatırım yapmak isteyen girişimcilerin iştahını kabartacaktır.
Bir başka husus, Dilbert’in bir karikatüründeki gibi, girişimcilerin kaşarlı bir tostun, son teknoloji bir güneş paneli olmadığını anlayacak kadar zeki olduklarını bilmeleridir. İşe yarayacağı veya çalışacağına sizin bile şüpheniz olan buluşlarınıza herkesin burun kıvıracağını bilmeniz gerekir.
Son önemli husus ise gizliliktir. Bir mucidin para kazanmasını sağlayan patent lisansıdır. Bir patent başvurusu yapacak bütçeye sahip değilse, mucit buluş bilgilerini paylaştığı kimselere paylaşmadan önce bir gizlilik taahhütnamesi imzalatmalıdır. Aksi takdirde kendi elleriyle buluşunu karşı tarafa hibe etmiş olması muhtemeldir.
İnsanlığa faydalı birbirinden yaratıcı buluşlara imza atmanız dileğimle.