İnovasyon

BSH EEBus Initiative e.V.'ye katıldı

İmkansızı hayal etmek ve geliştirmek

On yıllık dayanıklılık testi ya da 450 km’lik maraton

Almanya’da Ar&Ge merkezi kurmak için yedi iyi neden

Pazar araştırması “Evde Otomasyon”

Şebeke tabanlı ev aletleri

İnovasyon İletişimleri

İnovasyonlar

Bilgi Dosyası




BSH EEBus Initiative e.V.'ye katıldı

Akıllı Şebeke teknolojisinin başarılı olması için standartların tutarlı bir şekilde tanımlanması şarttır.

Münih, 28 Ağustos 2012 (bsh). Akıllı Şebekeyi pazarlamak: Almanya'daki ve uluslararası enerji ve elektrik endüstrisindeki çeşitli şirketler ve kuruluşlar bu amaç doğrultusunda bilgi alışverişi için bir ağ konseptinin ve birörnek standartların geliştirilmesinde işbirliği yapmak üzere EEBus Initiative e.V. bünyesinde bir araya geldi. BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH de bu girişimde yerini aldı. Dünyanın lider ev aletleri üreticilerinden biri olan şirket, teknik uzmanlığı ve global piyasalardaki bilgisi ile bu girişime katkıda bulunmak istiyor. Berlin’de düzenlenen IFA 2012 fuarında bu açıklamanın yanı sıra Akıllı Şebeke ve Akıllı Ev gibi başlıklar önemli bir rol oynayacak.

Akıllı Şebeke yolunda hala yapılması gereken çok şey bulunuyor. Ev aletlerinde Akıllı Şebeke çözümlerinin uygulanması, enerji tedarikçilerinin fiyatlandırma yapısındaki eksiklikler ve ekonomik ve verimli enerji kullanımıyla uyumlu arayüzler arasında yeterli koordinasyonun sağlanamaması gibi nedenlerle gecikiyor. BSH, gerekli standartların tartışılmasını ve belirlenmesini desteklemek için ev aletleri üreticilerinin ve teknoloji şirketlerinin yanı sıra enerji tedarikçilerinin de yer aldığı EEBus Initiative e.V.’ye katıldı. Bu girişimin amacı hem enerji tedarikçileri arasındaki diyalogu hem de özel hanelerde, ticari binalarda ve sanayi tesislerinde kullanılan araçları geliştirmek ve ideal düzeye getirmektir.

Bu girişim kapsamında, akıllı cihazlar ve parçalar arasında veri alışverişine ilişkin ulusal ve uluslararası standartlar geliştirerek ve ilgili standardizasyon yönetmeliklerinin uygulanmasını teşvik ederek, kullanım kolaylığını, tedarik güvenliğini ve enerji verimliliğini artırıp geliştirmeye yönelik çözümler üzerinde duruluyor. BSH, EEBus Initiative e.V. kapsamında ihtiyaç duyulan kapsamlı standartları belirleme konusunda gerçekçi bir başarı şansı bulunan bir topluluk oluşturulduğuna ve cazip Akıllı Şebeke çözümlerine doğru kararlı bir adım atıldığına inanıyor.

EEBus Initiative girişimi, BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH’nin bu topluluğa katılmasını memnuniyetle karşıladı. EEBus Initiative e.V.’nin Müdürü Til Landwehrmann konu ile ilgili olarak şunları söyledi: “Elektrik şebekesini akıllı hale getirerek enerji verimliliğini daha da artırmak için mümkün olduğunca çok sayıda ev aletini ağımıza katmalıyız. Bu piyasadaki lider şirketlerden biri olan BSH bu kapsamlı planımızda çok önemli bir rol üstelenecektir.” BSH Akıllı Ev projesinin Proje Lideri Dr. Claudia Häpp ise BSH’nin elde edeceği faydaları şu sözlerle vurguladı: “Tutarlı arayüz standartlarının belirlenmesi, Akıllı Şebekenin uygulanması için önemli bir dönüm noktasıdır. Bu girişim, uzun vadede hanelerdeki maksimum enerji verimliliği elde etmek için mevcut olasılıkları daha da genişletecektir.”




İmkansızı hayal etmek ve geliştirmek

İşte inovasyonlarımızın en önemli parçalarından biri: İcat etmenin verdiği haz. Fakat inovasyon yalnızca yaratıcı bir fikir bulmaktan çok daha fazlasıdır, sadece bir ürünü mükemmel hale getirmeyi istemekten daha fazlasını gerektirir. Temel bir süreç söz konusudur ve bu süreç yol kat etmek için çok önemlidir. Bu yüzden BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH inovasyon yönetimine çok önem verir.

Münih, 11 Nisan 2012 (bsh) – BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH’de mühendislerimiz ne zaman kendi modern ev aletlerini geliştirmek için işe koyulsa daima maksimum enerji verimliliği ve kaynakların korunması konularına odaklanırlar. Bugüne kadar elde ettikleri etkileyici sonuçlar bunun en güzel kanıtıdır: Mühendislerimiz sadece çamaşır ve bulaşık makinelerindeki su tüketimini önemli ölçüde azaltmakla kalmamış aynı zamanda kurutuma makineleri, ocaklar ve buzdolaplarının kullandığı enerji miktarını da azaltmayı başarmıştır - bütün bu başarıların temelinde ise şirketin Ar-Ge çalışmalarına büyük bir ağırlık vermesi yer almaktadır. Bu başarı potansiyelini açığa çıkarmanın anahtarı kapsamlı bir inovasyon yönetim sisteminin uygulanmasıdır.

BSH İş Stratejisi departmanına bağlı Trend ve İnovasyon Yönetimi bölümü Ekip Lideri Bettina Ried “Yeniliklerin ortaya çıkması için yeterli alana ve ilham verici bir ortama ihtiyaç duyulur. Başlangıçtaki fikirleri piyasaya sürülebilecek ürünlere dönüştürmek için doğru uyaranların, yapıların ve destek araçların sağlanması çok önemlidir. Ancak her şeyden önemlisi, müşterilerimiz için gerçek ve somut bir fayda sağlayıp sağlamayacağı sorusudur.” diyor.

Yine de sorulması gereken bir soru var: BSH müşterilerin ne istediğini nasıl biliyor? Şirket bu sorunun yanıtını bulabilmek için ilgili toplumsal ve ekonomik trendleri önceden tespit edebilmelidir. Ayrıca hemen uygun ürünleri geliştirmeye başlamalıdır. Bu amaçla, çok sayıda farklı veri kaynağından bilgi toplanır ve ardından bu bilgiler analiz edilerek daraltılır. Böylece, 15 yıl gibi uzun bir süreyi kapsayacak şekilde piyasaya ilişkin trendler belirlenir. Bettina Ried'in ekibinde çalışan Trend ve İnovasyon Müdürü Nina Hausdorf bu konuyu "Bahsettiğimiz şey gelip geçici olan ve ortaya çıktığı gibi hızla kaybolan kısa vadeli gelişmeler değil. Bizim ilgilendiğimiz asıl konu ürettiğimiz ev aletleri ile çözümler sunarak yanıt verebileceğimiz belirleyici, uzun vadeli mücadeleler.” sözleriyle açıklıyor.

Geleceğin çözümlerini bugünden geliştiriyoruz

Stratejik trend yönetimi, geleceği ilgilendiren ancak bugünden ortaya çıkmaya başlayan gelişmelerin incelenip değerlendirilmesini içerir. Uzmanlar toplumda, siyasi arenada ve hatta çevrede olup biten tüm gelişmelerin nabzını tutmak zorundadır. Çünkü bu iş sadece gündemdeki ani ve kısa vadeli değişiklikleri gözlemekten ibaret değildir, aksine 15 yıla kadar uzanan uzun vadeli gelişmelerin tespit edilmesidir. Uzmanlar belirlenen trendleri değerlendirerek bu trendlerden "avlanma alanları" dediğimiz konuları tespit etmeye çalışır. Bu alanlar BSH İnovasyon Yönetimini ilgilendiren ve yeni fikirlerin konumlandırılacağı alanlardır. Ayrıca şirket içindeki stratejik yenilikçilik sürecinin yönlendirilmesinde bir tür pusula işlevi üstlenirler. Böylece yeni ürünlerin gelecekte olması beklenen gelişmelere ve bu gelişmeler sonucunda ortaya çıkacak müşteri ihtiyaçlarına uygun olması sağlanır.

Giderek daha da karmaşık hale gelen bir dünyada yaşadığımız için İnovasyon Yönetimi ekibin işi de her geçen gün zorlaşmaktadır. Örneğin nüfusun yaşlanması ve şehirleşme gibi sosyodemografik süreçler kaynakların giderek azalması, çevre ve iklim değişikliğinin sonuçları konularındaki bilinç düzeyinin artması gibi durumları beraberinde getirmiştir. Bunların yanı sıra, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte özellikle de bilgi ve iletişim teknolojisi alanındaki tüm potansiyel gelişmelerin yanında, bölgesel ve global düzeydeki siyasi gelişmeler sonucu uygulanan yeni kurallar ve yönetmelikler de etkili faktörler arasındadır.

Trend ve fikir yönetiminden doğru ürüne

Bütün bu etkenler ev aletleri sektörü üzerinde etkilidir ve müşteri ihtiyaçlarındaki değişikliklerle kendini göstermektedir. BSH gibi global düzeyde faaliyet gösteren bir firmada gelecekte başarılı olabilmek için trendlerin önceden belirlenmesi çok önemlidir. Hiçbir firmanın gelecekte neler olacağını gösteren bir kristal küresi yoktur. Ancak şirketlerin yapabileceği şey, geleceğin şekillendirilmesinde aktif bir rol üstlenebilmeleri için önlerindeki seçenekleri ve ilgili kısıtlamaları önceden tespit etmek adına gelişmeleri sistematik bir şekilde incelemektir. Bu ayrıca doğru seçenekleri gereken hassasiyetle yenilikçi ürünlere "çevirmeyi” de içerir. Şirketin bunu başarması için, potansiyel senaryoların ve tüketici ihtiyaçlarının derinlemesine ele alınmasına yönelik net bir yapı tesis etmek amacıyla kurum genelinde uygulanmakta olan bir stratejik yenilikçilik süreci bulunmalıdır.

Mevcut trendler ve avlanma alanları esas alınarak fikirler oluşturulduğunda ise öncelikle bu fikirlerin bu çerçevede tanımlanıp değerlendirilmesi gerekir. Ancak o zaman geliştirme aşamasına, son olarak da üretim ve piyasaya sürme aşamasına geçilebilir. Son ürün ancak gerçekten de stratejik bir süreç sonucunda ortaya çıktığında tüketiciler tarafından ürün gelişiminin bir sonraki mantıksal aşaması olarak görülür. Bu bağlamda gelecek yönetimi çok önemli bir rol oynar.

Her çalışanda yaratıcı potansiyel mevcuttur. Bu nedenle BSH, grup genelindeki bilgi yönetimi programı ve çeşitli dahili süreçler ve yarışmalarla tüm çalışanlarını sürekli ürün ve teknoloji geliştirme yolları bulmaya motive etmeye çalışır. Örneğin her yıl verilen inovasyon ödülü ya da personeli teşvik ve motive etmek için geliştirilmiş modern bir yol olan dahili fikir yönetim sistemi bunlardan bazılarıdır.

Trendlerin tespit edilerek yeni bir ürün çözümü haline dönüştürülmesi sürecini anlatmak için bulaşık makinelerinde elde edilen yeni bir başarı örnek verilebilir. Zeolite® teknolojisi bir ev aletinin kaynak tüketimini azaltmak amacıyla geliştirilen yepyeni ve son derece etkileyici bir konsepttir. Bu teknoloji sayesinde hem gerçek anlamda hızlı kurutma sonuçları elde edilir hem de enerji tasarrufu sağlanır. Bu sistemde doğada kendiliğinden oluşan ve zeolit adı verilen silikat madeni kurutma sürecinde suyun ve ısının depolanması için kullanılır. Silikatlar, gözenekli yapıları sayesinde nemi hapsederek dışarıya ısı verir. Böylece mineral parçacıkları kaybedilen ısıyı depolamak için kullanılabilir ve hem enerji hem de su tüketimini kayda değer oranda azaltır. Zeolit bulaşık yıkama döngüsü sırasında kendi kendini yenilediğinden makinenin içinde zamanla bozulmaz. Sürecin tam ayrıntıları şu şekildedir: Makinede yaklaşık bir kilogram zeolit madeni içeren özel bir bölme bulunmaktadır. Bulaşık yıkama döngüsünün sonunda ortaya çıkan su buharı bu bölmeye aktarılır. Zeolit madeni bütün nemi emerek içine hapseder. Bu süreç sonucunda geriye sıcak ve kuru hava kalır ve bu hava tekrar bulaşık makinesinin içine gönderilerek bulaşıkların kurutulmasına yardımcı olur. Bu işlem sırasında dışarı duman çıkmaz, yıkanan bulaşıklar kurutma işleminin sonunda sıcak kalmaz ve enerji tüketimi çok daha düşük olur.

BSH’nin daha fazla güç ve esneklik gibi müşteri ihtiyaçlarında kendini gösteren trendlere nasıl karşılık verdiğini göstermek için ocak ürün alanından da bir örnek verilebilir. Tam yüzey indüksüyonlu ocak konseptimizle BSH sadece teknolojik başarıya değil aynı zamanda estetik çekiciliğe dayalı bir çözüm sunmaktadır: 50'ye yakın mikroindüktör ocağın tüm yüzeyini tek bir pişirme alanı haline getirerek, tencere ve tavalarınızın büyüklüğünün ve konumunun otomatik olarak algılanmasını sağlar. Üstelik takviye işlevi, gücü geçici olarak yüzde 50 oranında artırılabilme imkanı sunar. Bütün bu özellikler müşteriye yemek pişirirken daha fazla esneklik vaat eden daha güçlü bir ürün sunmaktadır.

Siemens’in Zeolit kurutma sistemi hakkında ayrıntılı bilgi:
http://www.siemens-home.de/Files/Siemens/De/de/AdditionalFiles/highlights/zeolith/

Bosch’un ekonomik bulaşık makineleri hakkında ayrıntılı bilgi:
http://www.bosch-home.com/de/produkte/geschirrspüler.html




On yıllık dayanıklılık testi ya da 450 km’lik maraton

Hiç kimse mükemmel değildir – BSH bile! Dolayısıyla hata teşhisi, uygulama testleri ve müşteri geribildirimlerinin analizi şirketin belirlediği kalite hedeflerine ulaşabilmesi için önemli araçlardır.

Münih, 11 Nisan 2012 (bsh) - Modern ev aletleri neredeyse otomotiv mühendisliği sektöründeki bazı sistemler kadar karmaşık hale gelmiştir. Bu nedenle BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH kalite doğrulama aracı olarak sadece uygulama testlerini esas almaz. Ayrıca teknisyenlerin şikayet kayıtlarını girdiği müşteri hizmeti veritabanından arızalar hakkında değerli bilgiler edinilebilir. Bu bilgilerin analizini kolaylaştırmak için modern programlar mevcuttur; bu programlar parça arızaları hakkında önemli bilgiler sağlar. Bu standart BSH kalite yönetimi aracından yararlanarak mühendisler arızaların nedenlerini daha hızlı tespit eder ve gereken önlemleri alabilir.

Sadece malzeme seçimini, tasarım mühendisliğini ve üretim süreçlerini değil, aynı zamanda ilgili ürünlerin ergonomisini ve kullanıcı dostu olma özelliğini sürekli artırmanın anahtarı budur.

BSH Kurumsal Teknoloji (ZTQ) Kalite Yönetimi Direktörü Dr. Eckehard Reinwald işini biliyor ve şöyle diyor: "Şikayetler her zaman teknik bir sorunla ilgili değildir. Bazen sadece bir çalıştırma hatası ya da yanlış anlaşılmadan kaynaklanan konulardır. Örneğin müşteri çocuk kilidiyle sorun yaşıyordur ya da elektrikli ocağı kapatmasına rağmen yanan kırmızı ışığın ne anlama geldiğini anlamamış olabilir.” Doğru iletişim becerilerine sahip olduğunuz müddetçe şikayetlerin büyük bir bölümü telefondan çözülebilir. Teknik problemler söz konusu olduğunda Müşteri Hizmeti departmanı global bir servis teknisyeni ağı sunabilir. BSH’nin "gözü kulağı” olan bu uzmanlar sadece sorunu yerinde inceleyip çözmekle kalmaz. Aynı zamanda tamir veritabanına sorunun açıklamasını girerler. Bu bilgiler Kalite Yönetimi Ekibi tarafından incelenir ve ekip ilgili sonuçları tedarikçilere veya sorunun çözümü üzerinde çalışabilmeleri için Geliştirme ve Üretim Bölümündeki meslektaşlarına iletir.

“Hataları tümüyle ortadan kaldırmak mümkün değildir. Daima öğrenmeye ve kendini geliştirmeye devam eden bir şirket olduğumuz için de hata yapmaya hazırlıklıyız. Başarının anahtarı bu hataları hızla çözerek, tekrar yaşanmalarının önüne geçmektir” diyerek konunun altını çizen Reinwald ayrıca “Her şeyin başı hata kodlarının doğru atanması. Örneğin teknisyen yanlışlıkla “motor onarımı” yerine “elektronik” kodunu girebilir. Ancak, gerekli eğitimi vererek ve uzun vadede veri kalitesini artırmak için sistem tarafından kontrol edilen belirli girdi kuralları koyularak bu tür hatalar kolaylıkla düzeltilebilir.

Hataların önüne geçmek sadece kurum bünyesindeki üretim departmanının işi değildir; BSH'nin parça tedarik ettiği tedarikçilere kadar uzanır. Bir parçanın fiili üretim süreci sırasında kusurlar meydana gelebilir. Sonuç olarak sadece 'Ne oldu?’ diye sormakla kalmıyor aynı zamanda 'Ne olabilirdi?’ diye de soruyoruz. Bu yüzden BSH tahmin modellerini kısmen sapmaları tespit edip değerlendirmek için de kullanıyor. Bir üründe hata riski söz konusu olduğunda, bu model sayesinde hangi teslimatların etkilendiğini tespit ederek bu hataların düzeltilmesinde ortak firmalarımıza yardımcı olabiliyoruz.” diyor.

Paslanma şansı yok

Kimi zaman bu durumun üreticiyle hiçbir ilgisi yoktur, sorun ürünlerin temas ettiği maddelerden kaynaklanır. Örneğin su kalitesi bulaşık makinesinin iç kısmı gibi test edilen iç bölmenin dayanıklılığında ciddi anlamda etkili olabilir. Üreticiler su kalitesi konusunda hiçbir şey yapamasa da kullanılan malzemelerin kalitesini kontrol edebilirler. BSH bu nedenle aşınma yapmayan, asitlere ve sodalı çözeltilere dayanıklı ve son derece hijyenik bir malzeme olan premium sınıf paslanmaz çelik kullanır. Teknoloji, özellikler ve tasarım açısından kaliteye çok önem veren kullanıcılar ürünlerinde paslanmaz çelik kullanılmasının önemini bilir. BSH, bu yılın başında müşterilerine makinenin iç kısmında delinme ve aşınmalara karşı 10 yıllık üretici garantisi vermeye başlamıştır.

Ancak kalite konusunda paslanmayla savaşmaktan çok daha fazlası yapılmalıdır. Örneğin BSH’nin en büyük bulaşık makinesi fabrikası olan Dillingen tesisindeki çalışanların yer aldığı Kalite Yönetimi ekibi gerçekten güzel bir fikir ortaya atmıştır. Ekip tüm yarı mamul ürünleri son montaj aşaması sırasında fotoğraflayan bir robot geliştirmiştir. Bu robot saniyeler içinde 30'un üzerinde noktanın resmini çekerek, elde edilen görüntüleri doğru veritabanındaki doğru referans kalıplarla karşılaştırır. Böylece bulaşık makinesi son montaja girmeden önce montaj ve döşeme hataları yüzde 100 başarı oranıyla tespit edilir ve düzeltilir. Dillingen fabrikası tarafından geliştirilen bu sistemin çok başarılı olması nedeniyle bu sistemin diğer BSH üretim tesislerinde de başlatılmasında karar verilmiştir.

Bulaşık makinesi testi için zorlu kir karışımı

Kalitenin bir diğer önemli boyutu da güvenilirliktir. Dillingen fabrikasında güvenilirlik kontrolü yine bir robot tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu robot 7 gün 24 saat çalışır durumda bırakılan 50 farklı bulaşık makinesi arasında durmaksızın dolaşır. Ürünlerden biri yıkama programını bitirdiğinde robot makinenin kapağını açarak bulaşıklara özel bir "kir karışımı" döker, deterjan bölmesini doldurur, kapağı kapatır ve temizleme programını yeniden başlatır. Tüm bulaşık makinelerinin güvenilirlik testini geçmesi için bu işlemin 3500 kere tekrarlanması gerekir. Kullanım sıklığı açısından değerlendirildiğinde bu rakam, bir bulaşık makinesi için normal kullanım koşulları altında yaklaşık on yıllık kullanım süresine denk gelmektedir.

İster çamaşır makinesi, ister ocak, isterse kurutma makinesi veya elektrikli süpürge olsun tüm ürünlerimiz için katı test koşulları uygulanmaktadır. Bu yüzden tüm BSH fabrikalarında ayrı bir Kalite departmanı mevcuttur. Şirketimizin gündelik işlerde kullanılan pratik büyük ve küçük ev aletleri üretim hattından çıkmadan önce oldukça zorlu bir test sürecinden geçmektedir. Bu sürecin tam olarak nasıl işlediğini öğrenmek isterseniz Aşağı Franconia bölgesindeki Bad Neustadt fabrikamıza bir göz atalım. Bu elektrikli süpürge fabrikasında Kalite Yönetimi uzmanları üretim hattından “ödünç aldıkları” ürünleri şirket bünyesindeki test laboratuvarında meşakkatli bir test işleminden geçirirler. Ürünlerin teste tabi tutulduğu “kir şeritleri" kırık cam parçaları, şişe kapakları, ince tel parçaları veya plastik ambalaj gibi çeşitli engellerle kaplıdır.

Bir kez daha söz Robotlarımızda! Robotlardan biri cihazın kablosunu 3.000 kere sarıp açarken, başka bir robot her ürünü bir değil, on değil, 100 değil tam 45.000 kez "açıp kapatır”. Bir diğeri emme hortumunu 50.000 kere tutacağına sararken, başka bir robot da süpürge başlığını sürekli değişen yüzeylerin üzerinde gezdirir. Bu işlem toplamda 450 kilometreye denk gelmektedir. Bu robotlarımızın Kalite Güvencesi departmanındaki meslektaşları ise bu maraton sorunsuz bir şekilde tamamlanana dek tatmin olmaz. Ancak o zaman ürünlerinin testi geçtiğine karar verip, onay kutucuğunu işaretlerler.

Gelişime her zaman yer var

Zemin Bakımı Bölümünün Bad Neustadt'daki yetkinlik merkezinde Ürün Geliştirme Başkanı olarak görev yapan Roland Illig’e göre “Modern elektrikli süpürgeler ileri teknoloji ürünü ev aletleridir: gelişim süreçlerinin karmaşıklığı açısından araçlardaki otomatik vitese benzerler. Bu bakımdan da hala keşfedilecek pek çok şey var".

Franconia’daki bu tesiste 55 kişilik bir mühendis ekibi küçük ev aletleri alanında çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışanlar tasarım mühendisliği, test, patent, elektronik, ileri geliştirme, süreçler, fanlar ve seri üretim denetimi olmak üzere sekiz çalışma grubuna ayrılmıştır. Illig’in ekibinin tasarladığı yeniliklerden biri de konteynerin doluluk oranına göre temizleme gücünü otomatik olarak ayarlayan akıllı sensor kontrolüdür.

Nasıl arabalarda beygir gücü her şey demek değilse, elektrikli süpürgelerde de tek önemli olan watt gücü değildir. Aslında ideal temizlik sonuçları için belirleyici faktör hava hızıdır. Halının sadece yüzeyinin temizlenmesi ya da derinlemesine temizliğin sağlanması buna bağlıdır. Bu yüzden mühendislerimiz gerçek tasarım mühendisliği aşamasında geçmeden önce aerodinamiklerin ve türbülansın simule edildiği karmaşık testler yaparlar. Modern elektrikli süpürgelerde hava hareket oranının saniyede 40 litre olduğu ve saatte 200 km hıza ulaştığı düşünüldüğünde, hava akışının yönlendirilmesindeki en küçük gelişmelerin bile temizleme kapasitesi üzerinde çok büyük etkileri olabileceği daha iyi anlaşılır.

BSH mühendisleri son yıllarda torbasız modeller üzerindeki çalışmalarını da yoğunlaştırmıştır. Bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkan enerji tasarruflu ürün modeli Stiftung Warentest (4/2011)‘teki test uzmanları tarafından 2.0 puanla “test edilen en iyi ürün” unvanıyla taçlandırılmıştır. Daha önceki testlerde hiçbir torbasız model torbalı rakiplerini yenmeyi başaramamıştır. Ayrıca ikinci sırada yine şirketimiz tarafından üretilen torbalı bir modelin yer almasıyla BSH’nin ürün geliştirme uzmanları çifte başarı elde etmiştir. Yine de rehavete kapılmak yok! Illig'e göre hala ekibinin kolları sıvayıp üzerinde çalışması gereken birkaç fikir var: daha da iyi eneri verimliliği, minyatür boyutlar, ses yalıtımı ve daha da ince toz filtreleri bunlardan bazıları.




Almanya’da Ar-Ge merkezi kurmak için yedi iyi neden

BSH’nin inovasyon mühendisleri Almanya’daki yedi ürün geliştirme merkezinde geleceğin ev aletlerini geliştirmek için çalışırken, diğer meslektaşları da üretim tesislerinde bu ürünleri üretiyor.

Münih, 11 Nisan 2012 (bsh) - Dillingen, Bretten, Giengen, Traunreut, Bad Neustadt – bu isimler herkese tanıdık gelmeyebilir, fakat BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH için bunlar dünyanın en önemli yerlerinden bazılarıdır. Bu adreslerde BSH’nin üretim tesislerinin hemen yanında Almanya’daki ürün geliştirme merkezlerini bulacaksınız. Burada fikirler, günlük ev işlerinin zorluğunu ortadan kaldıran teknik şaheserlere dönüştürülür.

BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH’nin Kurumsal Teknoloji Geliştirme Başkanı Christoph Thim “Hala Almanya’yı iç piyasamız olarak görüyoruz.” diyor. Peki “iç piyasa” tam olarak ne anlama geliyor? Uluslararası bir firma olan BSH için bu çok yönlü bir terim: Şirket sadece satışlarının %21’ini Almanya’da gerçekleştirmekle kalmıyor aynı zamanda beyaz eşyalarının büyük bir bölümünü burada üretiyor. “Made in Germany” öylesine bir ibare değil: Almanya’daki üretim merkezlerinin büyük çoğunluğunda üretilen ürünlerin değeri yüzde 45’in üzerindedir. Ancak sadece fiili malzemeye odaklanmak öngörüden son derece uzak bir yaklaşım olur çünkü bu aynı zamanda bir değer katma meselesidir. Dolayısıyla dünyanın dört bir yanında Ar-Ge alanında çalışmakta olan yaklaşık 2500 uzmanımız bulunmaktadır ve bunların yarısından çoğu çalışmalarını Almanya’da sürdürmektedir.

BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH 1967 yılında kurulduğunda uluslararası arenada güçlü bir varlık sergileyen bir firma haline gelmesi için önünde uzun bir yol vardı. Örneğin 1960’da Dillingen’da çalışanlarımız araçlar için (yine Robert Bosch GmbH adına) yakıt besleme pompası üretiyordu. Bir sene sonra bu merkez mutfak eşyaları üretim merkezine dönüştürüldü. Fabrika ilk bulaşık makinelerini 1976 yılında piyasaya çıkardı. O tarihte hiç kimse Danube'deki bu Svabya kasabasının Avrupa'nın en büyük bulaşık makinesi fabrikasına ev sahipliği yapacağını düşünmüyordu. Bugün fabrikada 2000 kişi çalışıyor ve her yıl 80’i aşkın modelde yaklaşık 2,5 milyon adet üretim yapılıyor.

Çok sayıda ödül kazanmış olan Zeolite® kurutma teknolojisinin ve her yıkamada sadece 6,5 litre gibi az miktarda su tüketimi sağlayan akıllı su yönetimi sisteminin arkasında yatan fikir ve konseptlerin tamamı ise hemen yakınındaki yetkinlik merkezinde ortaya çıkıyor. Burada çalışan 250 ürün geliştirme uzmanı, enerjiyi verimli kullanan ve kaynakların korunmasına yardımcı olan teknolojiler geliştirme göreviyle çalışmalarını sürdürüyorlar. Ayrıca bu merkez hala büyümeye devam ediyor: 2013 yılının sonu itibarıyla ek laboratuvarlar ve ofis alanlarının eklenmesi bekleniyor. Ne de olsa yeni çalışanların fikirlerini geliştirebilmek için geniş alanlara ihtiyacı olacak.

BSH inovasyon mühendislerinin vizyonu entegre su sistemi sayesinde hiçbir su bağlantısına ihtiyaç duymadan çalışan bir ürün geliştirmektir. Akıllı şebekelerin ileride yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik temin edeceği düşünüldüğünde bu ürünler ayrıca şebekelendirilmiş dünyanın bir parçası olacaktır. Akıllı şebeke teknolojisine sahip ultra modern bulaşık makinesinin prototipi şimdiden geliştirilmiştir. Bu prototip, içerdiği WLAN arayüzü sayesinde akılı şebeke ve elektrik sayaçları ile veri alışverişi yapabilmektedir. Yani uygun elektrik tarifesine veya (fotovoltaik sistem gibi) müşterinin kendi tesisatı tarafından üretilen elektriğe ilişkin bilgiler doğrudan gönderilmektedir.

BSH’nin Chiemgau’nun Bavyera bölgesinde bulunan Traunreut tesisinde de yukarıda anlatılana benzer bir değişim yaşanmıştır. Bir zamanlar (1949 yılında) mühimmat fabrikası olan tesis günümüzde yemek pişirme ürünleri alanında dünyanın en büyük tesisi haline gelmiştir. Bugün tesiste fırınlar, mikrodalgalar ve ocaklar üretilmektedir. Tesis her yıl iki milyon adet üretim yapmaktadır. Ancak Chiemgau sadece bir üretim tesisinden çok daha fazlası: Burası aynı zamanda bir ürün geliştirme merkezi. Buradaki çalışanlar hayatımızın birer parçası haline gelmiş ve artık onlarsız bir yaşam düşünemediğimiz büyük ve küçük ev aletlerini tasarlamak için çalışıyorlar. Örneğin ilk ankastre ocak veya ilk otomatik kaynatma ve kavurma fonksiyonları burada geliştirildi. Kısa bir süre önce, tam otomatik kahve ve espresso makineleri üzerinde çalışmalar yapan 50 ürün geliştirme uzmanına ev sahipliği yapan yeni bir laboratuvar alanı da eklendi.

Almanya iyi bir işyeri merkezi olmasını sağlayan pek çok özelliğe sahip: Öne çıkan faktörlerden bazıları altyapı, gelişmiş telekomünikasyon ağı ve yasaların kesinlik düzeyinin yüksek olması. Ancak en az bunlar kadar önemli bir diğer etken de üniversitelerle işbirliği yapabilme yani Almanya’daki araştırma ağına erişim sağlayabilme imkanı. Almanya’daki BSH tesislerindeki fabrikaların ve ürün geliştirme merkezlerinin uluslararası düzeyde etkinliğini sürdürebilmesi için kalifiye ve uzman personele erişim sağlanması gerekmektedir. Bu da sadece kurum bünyesindeki çalışanları değil teknoloji geliştirme merkezleri olan dış hizmet tedarikçilerini de kapsamaktadır: Thim “Son derece iyi eğitimli bir personele sahip olmamıza güveniyoruz; bunu söylerken sadece mühendislerimizi değil tüm vasıflı işçilerimizi ve alet ustaları gibi hünerli ustalarımızı kastediyorum. Onların ustalığına güveniyoruz, ancak onlar sayesinde tasarım çizimlerimizi hızla ilk prototiplere dönüştürebiliyoruz.” diyerek kalifiye personelin önemini vurguluyor. Kısacası Ar-Ge çalışmalarında Almanya'yı tercih etmek için en az yedi iyi neden bulunuyor.

Alman ürün geliştirme ekiplerinin yenilikçi gücü burada yapılan patent başvurularının sayısından da kolayca anlaşılmaktadır. 2010 yılında toplam 931 patent başvurusu yapılmıştır. Almanya Patent ve Ticari Marka Dairesinin sektörler arası sıralamasında BSH rakiplerini geride bırakarak 2010 yılında bugüne kadar ki en iyi konuma ulaşmış ve 6’ncı sırada yer almıştır. Küçük bir karşılaştırmayla açıklamak gerekirse, şirket 2001 yılında aynı sıralamada 50'nci sırada kalmıştır. Ayrıca bu istikrarlı gelişmenin temelinde BSH’nin her yıl gelirlerinin yaklaşık yüzde üçünü geliştirme çalışmalarına ayırması yatmaktadır. Ürün geliştirme mühendisleri çalışmalarında otomotiv ve makine mühendisliği sektörlerindekine benzer yazılım araçları kullanmaktadır. Örneğin BSH halihazırda Avrupa’nın en modern sanal gerçeklik projeksiyon sistemine sahiptir. Bu sayede, yeni gelişmeler sanal modeller şeklinde test edilmekte, tasarım kararları alınabilmekte ve asıl ürünler ortaya çıkmadan önce müşterinin kabul düzeyi kontrol edilebilmektedir.

BSH kurulduğu günden bu yana yurt dışı da dahil olmak üzere üretim ağını sürekli genişletmektedir: Firma halihazırda Avrupa, ABD, Latin Amerika ve Asya’da toplam 49 ülkede 42 fabrika ve 70 şirketle faaliyet göstermektedir. İnsanların yeme, pişirme ve çamaşır yıkama alışkanlıkları bölgeden bölgeye farklılık gösterir. Bu nedenle yerel düzeyde varlık göstermek ve müşterilerin ihtiyaçlarına özel ürünler geliştirmek çok daha önemlidir. Ana vatanımızda geliştirdiğimiz teknik bilgi ve beceriler dünya genelindeki başarımızda çok önemli bir rol oynamıştır. "1991 yılında ABD'de bulaşık makinesi satışlarına başladığımızda, çok az sayıda üretici ürünlerinde paslanmaz çelik kullanıyordu. Sektördeki genel olarak plastik malzeme kullanılıyordu. Yıllarca süren çalışmalarla yeni malzemelerin kullanılmasını teşvik ettik ve ABD piyasasının dört bir yanını Bosch markasıyla sarmayı başardık. Paslanmaz çelik malzeme kullanılması yüksek kalitenin işaretidir ve bulaşık makinelerimizin dayanıklılığını garanti etmektedir. Ülkede daha önce genel olarak plastik malzeme kullanılıyordu” diyen Thim böylece BSH’nin sektöre yeni kalite standartları getirmeyi başardığını anlatıyor.

Bölge düzeyindeki etkileşime başlangıçta tereddütle yaklaşmış olsalar da Ar-Ge personeli artık yurtdışı seyahatlerini görev tanımlarının bir parçası olarak görüyorlar ve yurt dışındaki meslektaşlarıyla haftalarca birlikte çalışıp onlara kendi bölgelerinde yardımcı olmaktan zevk alıyorlar. Örneğin yeni bir üretim tesisi kurulduğunda üretim yöntemleri konularındaki bilgilerini paylaşıyorlar. Thim bu durumu: “Bilgilerimizi bu bölgenin dışına çıkarıp tüm dünya ile paylaşmak istiyoruz.” diyerek özetliyor.




BSH’nin nitel piyasa araştırması şebekelendirilmiş ev aletleri alanındaki yeniliklerin müşterilerce kabul gördüğünü ve çeşitli düzeylerde pazar potansiyeli sunduğunu kanıtladı

Münih, Ağustos 2011 (bsh). İnsanlar gelecekte evde günlük yaşamlarını nasıl şekillendirmek istiyor? Ürün geliştirme uzmanlarının fikirleri hakkında ne düşünüyorlar ve akıllı teknolojileri ne derece benimsiyorlar?

Şebekeli ve süper verimli - BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH şirketinin Socrates Araştırma ve Danışmanlık şirketi ile işbirliği içinde yürüttüğü “Evde Otomasyon” çalışması sonucunda ortaya çıkan ana bulgu bu oldu. Bu yılki IFA fuarında Bosch ve Siemens markaları bu beklentileri şimdiden uygulamaya koyan fikirleri sunacak. "Geleceğin vizyonları” olan bu fikirler BSH’nin tüketicilerin değişen yaşamlarını ve bireysel değerlerini dikkate alan geleceğe yönelik ürünleri hedefleyen yenilikçilik stratejisini yansıtıyor.

Hareket kolaylığı ve bağımsızlık modern yaşam tarzının temel özelliklerindendir. İnsanlar aynı zamanda evde her şeyin güvenli ve kontrol altında olmasını ister. Fırını kapattım mı? Buzdolabında yeterli süt var mı? Çamaşır makinesi yıkamayı bitirdi mi? BSH ile Sokrates Araştırma ve Danışmanlık şirketi ortaklığında yakın zamanda yapılan bir çalışma şebekelendirilmiş ev vizyonunun tüketicilerin gelecekteki beklentilerine uygun olduğunu gösteriyor. Kullanım durumu olarak adlandırılan örneklerde, çeşitli profillere uygun hanelere ev otomasyonu özelliklerinin yani akıllı şebekeler üzerinden iletişim kuran ev aletlerinin entegrasyon ve kontrolünün günlük hayattaki kullanımına ilişkin sorular soruldu. Kullanıcıları en çok etkileyen, evde otomasyon özellikleriyle sayesinde ev işleri yerine aileleriyle vakit geçirmek ya da dinlenmek için harcayabilecekleri zaman kazanmaları oldu. Katılımcılar ayrıca belirli kontrol işlevleri sayesinde maliyetlerde yapılması mümkün olan azaltımı tahmin etti. Bununla birlikte önemli bir iddia da evde otomasyonun getireceği esneklik düzeyi ve bağımsızlıktı. Ne de olsa evde otomasyon, ev aletlerinin kullanıcılar evde yokken uzaktan kontrol ve takip edilebilmesini sağlıyor. İnteraktif kullanıcı kılavuzları tüm detayları açıklıyor ve herhangi bir sorun olduğunda uzaktan sorun teşhisi yapılabiliyor. Tüketicilerin günlük hayatlarını en çok etkileyeceğini düşündüğü konu bu oldu. Tüketiciler yeni teknolojileri ve ürünleri, üzerlerindeki iş yükünü ve stres seviyesini azaltan, iş gücü tasarrufu sağlayan gelişmeler olarak algılıyor. Ayrıca, evlerindeki sistemlerin ve cihazların durumunu istedikleri zaman tek bir tuşla kontrol edebileceklerinden, bunu zamanlarını daha esnek bir şekilde ve gönül rahatlığıyla geçirmelerini sağlayacak bir fırsat olarak görüyorlar.

Öte yandan, ankete katılanlar kişisel kullanım verilerini kaydedip saklayan ve satıcılarla ya da piyasa araştırmalarında kullanılmak üzere paylaşan tüm konseptleri açık bir şekilde reddettiler. Sonuç olarak kullanıcılar sadece kendileri doğrudan erişebildikleri ve kendi tüketimlerini ve masraflarını optimize etmek amacıyla kullanabildikleri takdirde verilerinin değerli olduğunu düşünüyorlar.

BSH bu yılki IFA fuarında ev aletleri piyasasında inovasyon lideri konumunu bir kez daha pekiştiriyor. Siemens markası, tüm aletlerin tablet PC ile kontrol edilebildiği ağ tabanlı küçük bir mutfak kurduğu 1.1 no’lu salonda vizyonunu sergiliyor. Basit ve kullanımı kolay arayüzünde kullanıcı için son derece değerli lojik fonksiyonlar bulunuyor. Örneğin IFA fuarına gelen ziyaretçiler bulaşık makinesini uzaktan çalıştırabilir, internetten yemek tarifi indirebilir ve önerilen ayarları doğrudan fırına gönderebilir. Ayrıca buzdolabının içinin resimlerini görüntüleyebilir ve "Bulaşık makineniz yıkamayı bitirdi" gibi mesajlar alabilirler. Bu ev aletleri ayrıca hizmetlerle ilgili ipuçları da verebiliyor ve ek desteğe ihtiyaç duyanlar için video seçenekleri sunuluyor.

Tüketiciler enerji tasarrufu söz konusu olduğunda, davranışlarını değiştirmeye razı

Akıllı şebeke ve tedarik odaklı kullanım beklentisi gelecekte hayata geçirilmesi planlanan evde otomasyon sistemi ile yakından ilişkilidir. Enerji firmaları ve sektör bir süredir elektriğin akıllı, kapasiteye dayalı ve fiyat odaklı bir şekilde kullanılmasını sağlayacak çözümler üzerinde çalışmaktadır. Bu amaçla çeşitli konuların yanında ev aletlerinin akıllı şebekeye bağlanmasının daha akıllı ve esnek bir yaklaşımla daha ucuz tarifeden elektrik kullanımına nasıl katkıda bulunacağı test edilmektedir. BSH'nin akıllı şebeke uygulamalarından sorumlu ürün müdürü Dr. Claudia Häpp “Mali açıdan mantıklı olması için, akıllı şebekenin ev aletleri üreticilerine birörnek standartlar getirmesi gerekir. Ne yazık ki kamu hizmeti tedarikçileri henüz gereken standart altyapıyı sağlayamıyor" dedi. E.ON Metering GmbH ile yürütülen ortak bir çalışma, aslında tüketicilerin davranışlarını bu doğrultuda düzenlemeye hazır olduklarını gösterdi. Katılımcılar, daha düşük tarifelerden yararlanmak için çamaşır ve bulaşıklarının yarısını günün diğer saatlerinde yıkamaya başladı, böylece standart tarifeye kıyasla yüzde 25 oranında tasarruf sağladılar.

Bosch markası bu yıl Berlin’de düzenlenen IFA fuarında 3.1 no’lu salonda akıllı şebeke ile ilgili deneyimlerini sunacak. EnBW enerji şirketiyle birlikte düzenlenen “MeRegio” adlı saha denemesinde, şirket halihazırda güç şebekesiyle iletişim kurabilen akıllı bulaşık makinesini test ediyor. Makinede Wi-Fi iletişim modülü ve “Optimize Başlatma” düğmesi bulunuyor. Kullanıcı bu düğmeye bastığında makine belirli verilere, enerji temin tahminlerine ve fiyat bilgilerine dayanarak ideal başlatma saatini hesaplıyor. Başlatma saati her zaman kullanıcın seçmiş olduğu en geç başlatma saatinden önce veya bu saati geçmeyecek şekilde hesaplanıyor. Bu özelliği kullanıp kullanmamak kişinin tercihine bağlı.

Almanya’da ortalama bir hanedeki elektrik tüketiminin yüzde 40'ının elektrikli ev aletlerinin çalışmasından kaynakladığı düşünüldüğünde, BSH’nin ürünleriyle kaynak verimliliği ve iklim koruma çalışmalarına önemli katkılarda bulunduğu açıkça görülmektedir. BSH'de en öncelikli konulardan biri de enerji verimliliğinin daha da artırılmasıdır çünkü yalnızca Almanya’daki hanelerde bile enerjiyi verimli kullanan ev aletlerinin kullanılmasını sağlamak yılda yedi milyar kilovat saatin üzerinde elektrik tasarrufu sağlayacaktır; bu rakam 1,5 milyonu aşkın hanenin enerji ihtiyacını karşılamaya yetecek düzeydedir.




Şebekelendirilmiş ev aletleri BSH Bosch ve Siemens Ev Aletleri için bu yılki IFA fuarında da önemli bir inovasyon alanı oluşturuyor

Şebekelendirilmiş hanelerde yaşam neye benzer? Yeni nesil ürünler nasıl daha çok kaynak tasarrufu sağlar ve daha fazla kullanım kolaylığı sunar? BSH’nin iki global markası Bosch ve Siemens, IFA 2011 fuarında bu soruları yanıtlıyor.

Münih, Temmuz 2011 (bsh). Ev şebeke ve otomasyon çözümleri giderek yaygınlaşmakta ve tüketicilerin günlük yaşamlarını kolaylaştırmaya yardımcı olmaktadır. Bu trendin önemli bir parçası da ev aletleri ile geleceğin enerji şebekesi yani diğer adıyla akıllı şebeke arasındaki etkileşimdir. Şebekeye uyumlu ev aletleri daha düşük elektrik tarifelerinden (örneğin gece tarifesi) yararlanarak tasarruf imkanı sunuyor. BSH ve E.ON Metering GmbH tarafından yürütülen çalışmaya göre, 45 sente kadar varan fiyat farkı ile her ay elektrik faturasında ürün başına ortalama yüzde 25 oranında tasarruf sağlamak mümkün. Bu çalışma aynı zamanda tüketicilerin davranışlarını çeşitli enerji tarifesi yapılarına göre değiştirmeye hazır olduğunu da kanıtladı. IFA 2011 fuarında BSH’nin iki global markası Bosch ve Siemens akıllı şebeke ile iletişim kurabilen ev aletlerine ilişkin konseptlerini sergileyecek.

Bu yılın başından itibaren enerji şirketlerine müşterilerine çeşitli fiyat tarifeleri sunma zorunluluğu getirildi. Son kullanıcılar bu özellikten yararlanmak istediği takdirde, gelecekte akıllı ev aletlerinin kendi kendine çalışmasını yönetecek olan temel kriterleri bu tarife farklılıkları belirleyecek. BSH, her geçen gün daha da yenilikçi ev aletleri ve bunlara eşlik eden akıllı çözümler geliştirmenin yanı sıra, ulusal düzeyde, Avrupa'da ve uluslararası düzeyde gerekli standardizasyon sürecinin sağlanmasıyla da yakından ilgileniyor çünkü akıllı şebekenin tümüyle akıllı bileşenlerden oluşması gerekiyor. Uzmanlara göre bu süreç, tüketicilerin bilgiyi sadece tüketmekte kalmayıp, aynı zamanda sakladığı, ürettiği ve başkalarına tedarik ettiği Web 2.0 sisteminin ortaya çıkışına benziyor. Aynı şekilde, geleceğin güç şebekeleri elektriği kullanan, depolayan ve tedarik eden parçalardan oluşacak.

Bulaşıkları ve çamaşırları düşük tarifeden yararlanarak yıkamak

BSH Almanya’daki enerji şirketleriyle birlikte akıllı güç şebekelerinin Almanya ve Avrupa'da etkili ve verimli bir şekilde uygulanmasına yönelik veriler toplamak için saha denemeleri ve müşteri araştırmaları düzenlemektedir. Bu çalışmaların amacı akıllı şebekelerin gelişimini ilerletmek ve işleyen bir piyasa için gerekli koşulları yaratmaktır. BSH, E.ON Group bünyesindeki akıllı sayaç yetkinlik merkezi E.ON Metering GmbH ile birlikte 2011 yılının ilk çeyreğinde akıllı evler ve değişken elektrik tarifeleri hakkında bir araştırma yaptı. İki şirket, son kullanıcıların ev aletlerinin çalışma saatlerini esnek elektrik tarifelerine göre düzenlemeye nasıl yaklaştığını inceledi. Araştırmaya Almanya’dan 115 hane katıldı. Çalışmanın ilk dört haftalık aşamasında katılımcıların "normal" - yani değişken elektrik tarifesi olmaksızın- tüketim davranışı belgelendi. Ardından çalışmanın ikinci aşamasında değişken tariflerin uygulandığı saha aşamasına geçildi. Çalışmanın bu bölümünde tüm hanelere yaklaşık altı haftalık bir süre için geçerli elektrik tarifesini, sonraki on iki saate ilişkin fiyat tahminini ve sonraki üç güne ilişkin fiyat tahminini gösteren bir dokunmatik Apple iPod verildi. Sonuçlar, müşterilerin davranışlarını değişken elektrik tarifelerine göre uyarlamaya hazır olduğunu kanıtladı. Çalışmanın ikinci aşamasında katılımcılar tüm ilgili ev aleti kullanımlarının yarısını tarifenin daha düşük olduğu dönemlerde yapmaya başladı. Fiyatlarla ifade edildiğinde, elektrik tarifesi kilowatt-saat (kWh) başına 30 sent ya da daha yüksek olduğunda tüketiciler makinelerini çalıştırmayı düzenli olarak ertelediler. kWh başına 15 sent ya da üzeri tasarruf söz konusu olduğunda, çamaşır ve bulaşık makinelerini neredeyse her seferinde tarifenin daha düşük olduğu zaman dilimlerinde çalıştırmaya başladılar. Bu sayede standart tarifeye kıyasla yüzde 25 oranında tasarruf etmek mümkün. Bu çalışma aynı zamanda pek çok tüketicinin enerji maliyetleri konusuyla yakından ilgilendiğini ancak elektrik tarifeleri konusunda yeterli bilgi sahibi olmadıklarını özellikle de kWh başına fiyatı ve ev aletlerinin verimlilik düzeyini bilmediklerini gösterdi. Tüketiciler esnek enerji kullanımıyla sağlanan tasarruf miktarını olduğundan büyük ölçüde yüksek tahmin etme eğilimindeydi. Sonuç olarak, bu çalışmada saptanan önemli bulgulardan biri de gelecekte gerçek ev aletlerine ilişkin maliyet ve tüketim verilerinin çok daha şeffaf bir şekilde sunulması gerektiğidir. Bosch ve Siemens Ev Aletleri Akıllı Şebeke Proje Müdürü Dr. Claudia Häpp “Gelecekteki yeni nesil ürünlerde enerji sektöründeki trendleri daha fazla dikkate alacağız" diyerek örneğin gece çalıştırılabilmeleri için çok daha sessiz çamaşır makinelerinin geliştirilmesi gibi süreç mühendisliğinde yapılacak iyileştirmelerin sinyalini veriyor. Gelecekte sunulacak bir başka özellik de daha bilgilendirici bir arayüz olabilir. Çalışmaya katılanların büyük bölümü tüketilen elektrik tarifesinin doğrudan ürünün üzerinde görüntülenmesini istemektedir.

Geleceğin akıllı teknolojisi şimdiden IFA 2011’de görücüye çıkıyor

Çalışmada tespit edilen bir başka önemli bulgu da BSH’nin enerji verimliliğine ve kaynakların korunmasına odaklanarak doğru yolda ilerlediği yönündeydi. Bu doğrultuda, halen akıllı şebekeye uyumlu teknolojilerin geniş çaplı uygulamasına ilişkin alınması gereken bazı kararlar olsa da, BSH bu teknolojiyi kullanan ev aletleri üzerinde çalışmaya devam edecek.

Bu yılki IFA fuarını ziyaret edenler geleceğin ev aletleri hakkında bilgi edinme imkanı bulacak. BSH'nin iki ana markası Bosch ve Siemens güç şebekesiyle iletişim kurabilen ev aletlerine ilişkin yeni fikir ve konseptlerini sunacak. Sonuç olarak bu yenilikçi teknolojiler tüketiciye daha fazla kullanım kolaylığı ve miktarı henüz tam olarak öngörülemese de enerji tasarrufu imkanı sunacak. Öte yandan tüketiciler şimdiden süper verimli ev aletlerinden ve değişken elektrik tarifelerinden yararlanabilir. Tüm yapmanız gereken makinenizi çalıştırmak için örneğin düşük tarife uygulanan gece saatleri gibi belirli bir başlatma saati belirlemek. Dr. Häpp “Enerji sektöründeki değişiklikler bizim için çok önemli bir konu. Sonuçta ortalama bir Alman hanesinde toplam enerji tüketiminin yüzde 40'ını ev aletleri oluşturuyor" diyerek "Piyasada standardize teknolojilerden yararlanan akıllı şebeke ile iletişim kurabilen ev aletlerine talep olduğunda, portföyümüzde bu talebi karşılamaya uygun çözümler olacak. Yine de ürünlerimizin enerji verimliliği gerçek kaynak tasarrufu arayışımızda çok daha etkili bir alan olmaya devam etmektedir.” şeklinde konuştu.




BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH inovasyonlarını halka tanıtıyor

Münih, Temmuz 2011 (bsh). BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH’nin küresel rekabet ortamında büyümeye devam etmesini sağlayan itici güç yenilikçiliktir. Araştırma ve Geliştirme departmanı her gün tüketicilere maksimum işlevsellik ve kullanım kolaylığı sunan ev aletleri tasarlamak için çalışmaktadır. Enerji verimliliği ve kaynakların korunması alanındaki istikrarlı gelişmelerle kendini gösteren sürdürülebilirlik şirketimizin Ar-Ge faaliyetlerindeki bir numaralı önceliğidir. BSH, bu geniş kapsamlı global süreçleri ve projeleri daha da hızlı ve şeffaf bir şekilde paylaşmak için inovasyonlarının halka tanıtımını hızlandırıyor.

Bu girişimin medya irtibat sorumlusu olarak, daha önce de Robert Bosch Hausgeräte GmbH’nin basın sözcülüğünü yapmış olan Stephanie Fröhling görevlendirildi. “Her gün BSH’nin uzman asarım mühendisleri ve şirketin dünyanın dört bir yanındaki Ar-Ge tesislerinde geliştirdikleri geleceğe yönelik teknolojiler hakkında bilgi edinmek inanılmaz heyecan verici" diyen Fröhling sözlerine şöyle devam ediyor: “Umuyoruz ki inovasyonlarımızın tanınırlığını artırma girişimi müşterilerimiz ve ayrıca çeşitli paydaş gruplarımız arasında geleceğe yönelik bu temel konulara ilişkin bilincin artmasını sağlayacak.” Bu girişim, BSH'nin mühendislik ve tasarım alanındaki yaklaşımı ve en son başarıları hakkında çeşitli bilgilerin yanı sıra, ilişkili konuların ele alınmasını ve Grubun temel sürdürülebilirlik stratejisinin vurgulanmasını kapsayacaktır.




BSH Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH yarattığı yeniliklerle ev aletleri sektöründe lider konumdadır

Etkili teknolojilerle kaynak tasarrufu ve büyüme

Münih, Temmuz 2011 (bsh). En son inovasyonları kaynak tasarrufunda dünya rekoru kıran Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH, ev aletleri üretiminde global lider konumundadır. BSH’nin uluslararası bir yetkinlik merkezleri ağı oluşturan Araştırma ve Geliştirme Birimi’nde 2500’den fazla çalışanı bulunmaktadır. Başarısının arkasında stratejik, global düzeyde uygulanan bir inovasyon süreci, kapsamlı bir teknoloji yönetimi ve başarılı bir inovasyon yapısı yer almaktadır.

BSH’deki fikirlerin odak noktasında daima “süper verimlilik” bulunmaktadır. Böylece tüketicilerin günlük yaşamlarında kullanacağı özellikle verimli ve kaynak tasarruflu ev aletleri geliştirilmektedir. BSH’nin yenilikçilik yaklaşımı zamana meydan okuyacak değişiklikler üretmektir - bir yandan tüketicilerin hayatını kolaylaştırırken bir yandan da kaynak tasarrufuyla sürdürülebilirlik sağlayan değişiklikler. Gerek kalite gerekse yenilikçilik açısından yüksek değerler benimsenmiştir ve uluslararası rekabette başarıyı getirecek unsurlar da bunlardır. Şirketin inovasyonda güçlü olması tüketiciler tarafından günlük yaşamlarımda deneyimlenebilecek faydalar yaratmak ve böylece hem bireylerin hem de genel olarak toplumun yaşam kalitesini yükseltmek ve tüm bunları yaparken sürdürebilir büyümeden ödün vermemekle mümkündür.

Stratejik inovasyon süreci kaliteyi ve yeni ürün fikirlerini de beraberinde getirmektedir

Gerçek anlamda değer yaratan yenilikler ve yeni fikirlerin hızlı bir şekilde piyasaya sunmaya hazır ürünler haline getirilmesindeki temel başarı unsurları trendler üzerine yoğun araştırmalar, sistemli inovasyon yönetimi ve en çağdaş geliştirme araçlarıdır. Tüketicilerin işlevsellik, kolaylık ve enerji tasarrufu açısından beklentilerini karşlayacak ev aletlerini bu şekilde geliştiriyoruz. Şirket hangi yönde gelişme gösteriyor? 20 yıllık bir süre zarfında tüketicilerin beklentileri ne olacak? Nasıl yemek pişirecek, nasıl çamaşır yıkayacak ya da evlerini temizleyecekler? BSH bir stratejik inovasyon süreci (SIP) oluşturmuştur. Bu süreçte senaryolar oluşturulmakta ve geleceğe yönelik muhtemel yaşanabilir dünyalar inşa edilmektedir. Trendler analiz edilir, “avlanma alanları” olarak adlandırılan alanlar belirlenir ve değerlendirme için fikirler toplanır ve geliştirilir. Dr. Gutberlet: “Gelişmeler yaşanacağının farkındayız ve kendi trend araştırmaları ekibimiz vasıtasıyla tüm pazarlardaki müşterilerin sürekli değişen ihtiyaçlarını tespit ediyoruz. Bu ihtiyaçlara yönelik yenilikçi çözümler bulmalıyız ve doğru pazara girme stratejisini uygularak bunları daha da hızlı bir şekilde tüketicilere sunmalıyız.

Bilgi teknolojisinin ürün geliştirme sürecindeki önemi gün geçtikçe artıyor - buradaki esas unsur ise sanal gerçeklik. Şirket Avrupa’nın halihazırdaki en çağdaş sanal gerçeklik projeksiyon sistemine sahip ve bu sayede gelecekteki ürünler geliştirme süreçlerindeki herhangi bir aşamada bir bilgisayardaki dijital temsili üzerinden deneyimlenebiliyor. Tasarım kısmında ise bu teknoloji sayesinde belli başlı ölçümler, değerlendirmeler gerçekleştiriliyor, kararlar alınıyor ve gerçek ürün hayata geçmeden önce müşteri kabul düzeyi testleri yapılabiliyor.

Sistemli teknoloji yönetimi rekabet avantajı sağlamaktadır

Erken teknoloji buluşlarının amacı adından da anlaşıldığı üzere BSH için geleceğin teknolojilerini bir araya getirmektir. BSH’de teknoloji yönetimi çok erken bir aşamada devreye girmektedir: Şirket ileri geliştirme çalıştırmalarını arttırmış ve genişletmiştir. “Açık yenilikçilik” adına BSH, araştırma kurumları, üniversiteler ve sivil toplum örgütleriyle (STÖ) birlikte dünya çapında pek çok işbirliğinde yer almıştır. Yıllık araştırma ve geliştirme harcamaları satışların yüzde 3’ünü oluşturmaktadır ve 2010’da 283 milyon Euro olarak açıklanmıştır.

Tasarım kendi inovasyon ivmesini yaratıyor

BSH’de tasarım süreci de değişen müşteri alışkanlıklarını takip ederek kendi tasarım ivmesini yaratmaktadır: tasarımcılar bunları yeni şekil ve malzemeler kullanarak tasarımlarına estetik bir şekilde yansıtmaktadır. Geleneksel mutfak yapısının gün geçtikçe bir yaşam alanına dönüşmesi bu süreçte giderek daha da önemli bir rol oynamaya başlamıştır. Bu durum yaşam ve çalışma alanlarının fonksiyonel ayrımını estetik bir şekilde yeniden tanımlayan ve bunları bir araya getiren tasarım yeniliklerini de beraberinde getirmiştir.

Yenilikçilik alanında güçlü olmanın ön koşulları başarılı bir inovasyon süreci ve sağlıklı bir inovasyon kültürüdür

BSH şirket çapında gerçekçi bir “yenilikçilik iklimi” oluşturmayı başarmıştır. Çalışanların kendi içlerindeki yüksek girişim düzeyi ve dünya çapındaki motive edici ve destekleyici inovasyon kültürü bir araya gelerek BSH’nin 2010 yılında Almanya Patent ve Marka Ofisi DPMA’ya 931’in üzerinde patent başvurusunda bulunmasını ve DPMA sıralamasında altıncı olmasını sağlamıştır. Şirketin fikri mülkiyet portföyünde şu anda 13000’den fazla yayınlanmış patent başvurusu, patent ve yardımcı program modeli bulunmaktadır. BSH’deki kurumsal fikirler yönetimi “En iyi Fikirler” başlığı altında bir öneri girişimi formunda modern bir motivasyon ve promosyon aracı olarak yapılanmıştır (BSH üç kategoriden oluşan yenilikçilik alanında her yıl ödül kazanmaktadır: “Yılın Teknolojisi”, “Yılın Ürünü" ve "Yılın Çözümü").

Yenilikçi BSH ürünleri günlük yaşamın bir parçasını oluştururlar

Yenilikçik portföyü tüm ürün gruplarını kapsamaktadır. Fırında ve ocakta pişirme alanında sunulan yeni tam yüzey indüksiyonlu ocaklar, yerleştirilen tüm tencereler için hareket etme özgürlüğü ve yeterli alan sağlayarak esnek kullanım imkanı sunar. Bu da sadece gerekli parçaların ısınmasını sağlayarak mümkün olan en fazla enerji verimini sağlar ve üstüne mutfakta yüksek esneklik ve işlevsellik sunar. Yeni i-DOS teknolojisi evde çamaşır yıkamada olağanüstü verimlilik sağlar: Bu akıllı ölçüm sistemi kir, su sertliği ve yıkama programına göre gereken deterjan ve yumuşatıcı miktarını belirler ve su tüketimini büyük ölçüde azaltır. Ayrıca BSH çamaşır kurutma makinelerinde pozitif enerji dengesi bir pompa tarafından ayarlanır ve kendi kendini temizleyen yoğuşturucu kurutma sürecinde temizlenir. Böylece bakım masrafları azaltılır ve Enerji Verimliliği Sınıfı (EEC) tarafından öngörülen değerlerden yüzde 50 daha az tüketim sağlanır. BSH Buzdolabı ve Dondurucu ürünlerinde özellikle enerji tasarruflu modeller yer almaktadır ve hepsi de AB tarafından verilen EEC A++ ya A+++ ibaresine sahiptir. Bu “en üst düzey ibareler” soğutma ve dondurma alanları için farklı devreler sunan özel soğutma devresi teknolojisi, artırılmış yalıtım ve yüksek verimli kompresör teknolojisi kullanılarak elde edilmiştir. Son olarak BSH bulaşık makinelerine değinecek olursak, EEC A+++ sınıfına girmemizi sağlayan başlıca unsur zeolite teknolojisi ve bunun yanı sıra yeni BSH bulaşık makinelerinin kurutma dahil tam bir yıkama döngüsünü sadece 6,5 litre su kullanarak tamamlamasını sağlayan akıllı su yönetimidir.




İnovasyonlara ilişkin veriler

BSH’nin yenilikçilik yaklaşımı

En son inovasyonları kaynak tasarrufunda dünya rekoru kıran Bosch und Siemens Hausgeräte GmbH, enerji tasarruflu ev aletleri üretiminde global lider konumundadır. BSH’nin her gün verimli ve kaynak tasarrufu yapan çözümler geliştirdiği uluslararası bir yetkinlik merkezleri ağı oluşturan Araştırma ve Geliştirme Birimi’nde 2500’den fazla çalışanı bulunmaktadır. Gerçek anlamda değer yaratan yenilikler ve yeni fikirlerin hızlı bir şekilde piyasaya sunmaya hazır ürünler haline getirilmesindeki temel başarı unsurları trendler üzerine yoğun araştırmalar, sistemli inovasyon yönetimi ve en çağdaş geliştirme araçlarıdır. Şirket Avrupa’nın halihazırdaki en çağdaş sanal gerçeklik projeksiyon sistemine sahiptir ve bu sayede gelecekteki ürünler geliştirme süreçlerindeki herhangi bir aşamada bir bilgisayardaki dijital temsili üzerinden deneyimlenebilmektedir. Tasarım kısmında ise bu teknoloji sayesinde belli başlı ölçümler, değerlendirmeler gerçekleştiriliyor, kararlar alınıyor ve gerçek ürün hayata geçmeden önce müşteri kabul düzeyi testleri yapılabiliyor.

Fabrikanın boyutunu, operasyonun nasıl olması gerektiğini ve iş istasyonlarının ergonomik bir şekilde tasarlanması için ne yapılması gerektiğini belirlemek için fabrika seri üretim hattının bir simülasyonu da mevcuttur. Bu sistemler grubun PLM@BSH ürün ömrü yönetim programının birer parçasıdır. tasarımcılar bunları yeni şekil ve malzemeler kullanarak tasarımlarına estetik bir şekilde yansıtmaktadır.

İnovasyon süreci

BSH bir stratejik inovasyon süreci (SIP) oluşturmuştur. Bu süreçte senaryolar oluşturulmakta ve geleceğe yönelik muhtemel yaşanabilir dünyalar inşa edilmektedir. Trendler analiz edilir, “avlanma alanları” olarak adlandırılan alanlar belirlenir ve değerlendirme için fikirler toplanır ve geliştirilir.

Teknoloji yönetimi

Bu kapsamdaki temel eylemler BSH’nin teknolojik yetkinliğinin iyileştirilmesi ve yeni teknolojilerin araştırılması, değerlendirilmesi bunlara ilişkin planlama yapılmasıdır. Tüm bunlar gerçekleştirilirken daima süreç boyunca fırsatlar yaratılması veya yakalanması amaçlanmaktadır. Hem teknolojik açıdan hem de üniversitelerle gerçekleştirilen ileri geliştirme ve işbirliği faaliyetlerinin “açık yenilikçilik” yararına hızlandırılması BSH’nin teknoloji yönetimindeki önemli unsurlardan biridir.

İnovasyon kültürü

BSH üç kategoriden oluşan yenilikçilik alanında her yıl ödül kazanmaktadır: “Yılın Teknolojisi”, “Yılın Ürünü" ve "Yılın Çözümü".

BSH’deki kurumsal fikirler yönetimi “En iyi Fikirler” başlığı altında bir öneri girişimi formunda modern bir motivasyon ve promosyon aracı olarak yapılanmıştır.

Yatırımlar

Yıllık araştırma ve geliştirme harcamaları satışların yüzde 3’ünü oluşturmaktadır (2010:283 milyon Euro).

Fikri mülkiyet

  • 2010: Almanya Patent ve Marka Ofisi (DPMA)’ne 931 patent başvurusu yapıldı; DPMA sıralamasında altıncı sırada yer alıyoruz.
  • Fikri mülkiyet portföyü: Şu anda 1000’in üzerinde patent başvuru, patent ve yardımcı uygulama modeli bulunmaktadır.



İnovasyon Portföyünden Seçmeler

Ocak/Fırın/Havalandırma Ürün Alanı:

Daha fazla esneklik: Tam yüzey indüksiyonlu ocaklarda, iki pişirme alanı tek bir düğmeyle birleştirilebilir. Tencere tipi otomatik olarak algılanarak, ocağın üzerinde konumu ne olursa olsun uygun miktarda ısı verilir.

Soğutucu/Dondurucu Ürün Alanı:

Yeni nesil: A+++ Enerji Sınıfında yer alan A-Cool teknolojisi maksimum güç tasarrufu garanti eder. Bu yeni tasarımlarda kullanım kolaylığı ve zaman ve mekanı verimli kullanma gibi özelliklerin yanı sıra yiyecekleri daha uzun süre taze tutma ve buz çözme gibi işlevlere de özen gösterilmiştir.

Bulaşık Makinesi Ürün Alanı:

Kaynak tasarrufu: Zeolit Kurutma Sistemi bulaşık makinesinin enerji tüketimi yüzde 30 oranında azaltır ve kurutma süresini önemli ölçüde kısaltır.

Yıkama/Kurutma Ürün Alanı:

Sizin yerinize düşünen ev aletleri: Yeni bulaşık makinelerindeki i-DOS teknolojisi akıllı ölçü sistemi görevi görür ve su tüketimini azaltır. Isı pompalı kurutuculardaki kendi kendini temizleyen yoğuşturucu sayesinde kurutma işlemi esnasında gerçekleştirilen otomatik temizleme işlevi yüzde 50 oranında güç tasarrufu sağlar.

Yakın Zamanlarda Alınan Ödüller

  • 2011: BSH Zeolit kurutma teknolojisi “Fikirler Diyarında 365 Yer” yarışmasında ödül kazandı.
  • 2010: BSH Zeolit kurutma teknolojisi Alman çevre bakanlığı tarafından İklim ve Çevre Koruma alanında İnovasyon Ödülü ile ödüllendirildi.
  • Nauen, Brandenburg’daki ev aletleri fabrikamız 2009 ve 2010 yıllarında Yılın Fabrikası/Alman GEO Ödüllerini aldı.
  • Almanya ekonomik ve teknoloji bakanlığının sponsorluğundaki Frankfurt am Main’daki Alman Tasarım Konseyi tarafından Almanya 2010 tasarım ödülü ile ödüllendirildi.
  • Almanya Sürdürülebilir Kalkınma Konseyi tarafından 2008 Alman Sürdürülebilirlik Ödülü ile ödüllendirildi.
  • Almanya’nın önde gelen test kuruluşlarından Stiftung Warentest tarafından ev aletleri ürün kategorisinde gerçekleştirilen çok sayıda testte başarılı oldu.